Yumurtlama gerçekleşmeden de

Rahim filmi çekilmesi ve rahim içerisine verilen ilaç adet gecikmesine veya adet düzensizliğine neden olmaz. Ancak rahim filminin çekildiği ay doktor tarafından tedavi amacıyla başka ilaçlar verilmişse onlardan bazıları adet gecikmesine neden olabilirler. Adet gecikmesi durumunda akla ilk gelmesi gereken nedenlerin başında gebelik gelir.

Rahim filmi (HSG) çekilmesi sonrası akıntı olur mu?
Fimin çekildiği gün rahim içerisine verilen ilaç vajinadan dışarıya sızıntı şeklinde akabilir bu nedenle film çekimi sonrasında hastaya ped verilir. Bu akıntı ilk günden sonrası genellikle kesilir. Kötü kokulu akıntı ve kaşıntı, ciddi ağrı, ateş gibi ek semptomlar varsa mutlaka doktorunuza iletmeniz gerekir, bir enfeksiyon belirtisi olabilirler.

Rahim filmi (HSG) sonrası ağrı olur mu?
Fİlmin çekildiği ilk gün hafif kasık ağrısı, hafif karın ağrısı olabilir. Ağrı şikayeti ilk günden sonra genellikle geçer. Hatta bazı hastalar film çekimi bittikten sonra hiç ağrı hissetmezler. Eğer şiddetli ağrı varsa veya ağrıya ek olarak ateş, baş dönmesi, bayılma, aşırı halsizlik, bulantı, kusma gibi şikayetler varsa mutlaka doktora başvurulması gerekir.

Rahim filmi (HSG) sonrası korunma gerekir mi?
Bebek istemi olan çiftlerin rahim filmi çekilmesi sonrasında korunmaları gerekmez. Yani filmin çekildiği ay gebelik (hamilelik) oluşmasında bir sakınca yoktur. İlaçlı rahim filminde kullanılan ilaç veya verilen röntgen ışınları o ay içerisinde oluşacak gebeliğe bir zarar vermez. Rahim filminin anestezi ile çekilmiş olması da daha sonra oluşacak gebelik üzerinde olumsuz bir etki yaratmaz. Rahim filminin çekildiği gün hastanın gebe olmaması gerekir.

Rahim filmi sonrası hamilelik (gebelik) şansı:
Rahim filmi çekilirken tüplerin içerisinden geçen ilacın etkisi ile hamile kalma şansında bir miktar artık izlenmektedir. Bu konu başka bir yazıda ayrıntılı olarak anlatılmıştır, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Rahim filmi (HSG) sonrası aşılama:
Rahim filmi çekilmesinden sonraki ay aşılama (IUI) işlemi gerekiyorsa uygulanabilir, bunun için bir kaç ay ara vermek şart değildir ancak bazı merkeler de bu şekilde uygulama yapıalbilmektedir. Her hastanın kendisini takip eden doktorunun önerisi doğrultusunda tedavisinin planlanması en uygun olanıdır.

Servikal mukusun sıvı içeriğini arttırarak elastikiyetini

Bir kadının yumurtlama gününde (ovulasyon döneminde) olmadan hamilelik olması mümkün müdür? Yumurtlama gerçekleşmeden de hamilelik meydana gelebilir mi? Bu sorulara cevap vermedee önce hamilelik nasıl olur açıklamak gerekir. Hamilelik oluşması için erkekten gelecek bir spermin ve kadından gelecek bir yumurtanın mutlaka buluşması gerekir. Erkek ve kadının bu üreme hücreleri olmadan hamilelik olması imkansızdır. Erkeğin üreme hücresi yani sperm cinsel ilişki sonrasında vajinaya ulaşır (boşalma ile). Kadının üreme hücresi olan yumurta hücresi (oosit) yumurtlama le yumurtalıktan çıkar ve tüp oraganı (tuba) tarafından yakalanır. Tüp içerisinde sperm ve yumurta birleşirse döllenmiş yumurta yani gebeliğin başlangıcı meydana gelir daha sonra bu gebelik rahim içerisine ilerleyerek rahim iç duvarına yerleşir ve burada büyür.

Yumurta ve sperm hücresi:
Kadın yumurtlama gününde olmadan gebelik olabilir mi sorusunun cevabı “evet”tir. Çünkü kadının yumurtlaması ile yumurtalığından salınan yumurta hücresi 24 saat yaşayabilir. Yani yumurtlama olan günden bir gün sonra gerçekleşen cinsel ilişki ile de gebelik meydana gelebilir. Ayrıca sperm hücresi ortalama 3 gün yaşayabilir yani canlı kalabilir. Bu nedenle yumurtlamadan bir, iki hatta üç gün önce gerçekleşen bir cinsel ilişki neticesinde spermler kadının vücudunda 3 güne kadar (nadiren 5 gün) canlı kalabileceği için ilişkiden 3 gün sonra bile yumurtlama olsa gebelik meydana gelebilecektir. Ancak yumurtlamadan 1 hafta önce veya 3 gün sonrası gibi yumurtlamaya uzak günlerde gebelik oluşamaz.

Tüp bebek gibi tedavi yöntemlerinde dışarıdan hazır dondurulmuş yumurtalar kullanılarak kadın yumurtlamasa da gebelik meydana getirilebilir. ancak doğal yollarla kadın yumurtlamadan gebelik olması imkansızdır.

iyi olan sperm miktarı değerlendirilir.

Östrojen hormonu kadınlarda ve erkeklerde bulunan seks hormonlarından birisidir. Erkeklerde çok
düşük düzeylerde bulunur. Kadınlarda üreme fonksiyonları ve menstrüel siklus üzerinde önemli etkileri vardır.18 karbonlu (C18) steroid yapıda hormonlardan birisidir ve temel yapı taşı kolesteroldür. Östrojenler esas olarak overlerde (yumurtalıklarda) üretilir ve periferik dokularda (yağ dokusunda) androjenlerden aromatizayonla elde edilir.

1929 yılında Adolf Friedrich Johann Butenandt ve Edward Adelbert Doisy östrojen hormonunu ilk olarak izole eden bilim adamı olmuşlardır. Adolf Friedrich Johann Butenandt seks hormonları üzerine olan çalışmalarından dolayı 1939 yılında Nobel kimya ödülüne layık görülmüştür (kaynak 1, 2).

Kadınlarda 4 çeşit östrojen hormonu bulunur:
Östron (Estron, E1): Zayıf östrojenik aktivitesi vardır.
Östrdiol (Estradiol, E2): En güçlü östrojendir. Üreme çağındaki kadınlarda en fazla üretilen östrojen östradioldür.
Östriol (Estriol, E3): En zayıf östrojenik aktivitesi olandır. E2 ve E1’in matabolik son ürünüdür. Direk olarak overden salgılanmaz.
Östetrol (Estatrol, E4): Fetus karaciğerinde sentezlenir . Gebelik dışında erişkin kadın vücudunda bulunmaz.

Androstenedionun aromatizayonu ile üretilen östrojen Östron (E1)’dur. Testosteronun aromatizasyonu ile elde edilen östrojen östradiol (E2)’dür. Bu reaksiyonlarda rol alan enzim aromataz enzimidir. Bu reaksiyonlarda overlerde E1 ve E2 oluşurken; yağ, kas gibi periferik dokularda E1sentezlenir. E1 ve E2 birbirine 17-beta-hidroksisteroid dehidrogenaz emzimi ile dönüştürülebilmektedir.

Sperm analizinde bir fertilite sorunu

Spermiogram (sperm analizi, sperm tahlili, meni tahlili, semen analizi) sperm sayısını, şeklini, hareketini değerlendirmeye yönelik bir testtir. Sperm sayısı, normal spermlerin anormal şekilli spermlere oranı, hareket derecesi iyi olan sperm miktarı değerlendirilir. Ayrıca verilen semen örneğinin miktarı, pH’sı, rengi, lökosit varlığı, fruktoz miktarı, likefaksiyonu gibi özellikleri değerlendirilir. Belli zaman dilimlerinde spermlerin hareketliliği incelenir. Hareket tiplerine göre sınıflama yapılır.
(Meni = Ejakulat = Semen = Döl sıvısı)

3 günlük cinsel perhizden sonra yapılır. İşlemin doğru sonuç vermesi için sperm örneği en gec 1 saat içinde laboratuara ulaştırılmalı, tercihen sperm örneği laboratuara yakın bir mekanda verilmelidir. Bu amaçla infertilite merkezlerinde sperm örneği verebileceğiniz bir alan ayrılmıştır.

Sperm değerlendirme kriterleri, birkaç farklı sınırı kullanır. Kruger kriterleri özellikle sperm şekil bozukluklarını göz önüne alan bir değerlendirme yöntemidir. Özel bir boyama sonrası sperm şekil (morfoloji) özellikleri incelenerek sperm örneğinin fertilite (doğurganlık) kapasitesi belirlenir. Sperm analizi sonucuna göre ideal olarak karar verebilmek için 1 ay ara ile yapılmış en az 2 farklı sperm örneği incelenmelidir. Sperm analizinde bir fertilite sorunu saptanırsa erkeğin fiziksel ve hormonal ileri muayenesine geçilir. Sperm üretim döngüsü 2-3 ayda bir tekrarlanır. Yani üretilen bir sperm 2-3 ay sonra semene salgılanacaktır. Aynı şekilde kişinin karşılaştığı zararlı etkenler veya tedavi için kullanılan faydalı ilaçlar da sperm üretimini 3 ay içinde etkileyebilir. Semen analizi sonuçlarını değerlendirirken bu süreç akılda tutulmalıdır.

Normal sperm analizi değerleri (WHO 2010):
– Volüm (hacim) 1.5 ml’den fazla olmalı
– Sperm konsantrasyonu 15 milyon/ml ‘den fazla olmalı
– Total sperm sayısı 39 milyondan fazla olmalı
– Ph 7.2 ‘den büyük
– Total motilite: % 40’den fazla olmalı
– Progresif motilite: %32’den fazla olmalı
– Morfoloji %4 ‘den fazla olmalı (KRUGER STRICT)
– Morfoloji % 30 normal ‘dan fazla normal (WHO)
– Lökosit 1 milyon/ml’ den az olmalı
– Yuvarlak hÜcre 5 milyondan az olmalı
– Viabilite %58’den fazla olmalı
– İmmünobead aglutinasyon (MAR testi): %50’den az olmalı
– Çinko > 2.4
– Fruktoz >13